zeytinburnu-veteriner-kliniği-logo
0212 546 8151
/ info@zeytinburnuvet.com
Makale Arama ›
Anasayfa › Makaleler › Kediler › Kedinizin duydukları ve kedilerde kulak hastalıkları
Kedinizin duydukları

Dik ve kocaman ya da küçük ve kıvrık, kedi kulakları türlü türlü biçim ve boyda olabilir. Ama görünümlerindeki bu büyük farklılıklara rağmen, tüm kedi kulakları aynı şekilde işler. Kulaklar tehlikeli bir durumdan kaçıp kurtulmasına yarayabilir ve kedinin estetik görünümünü de etkileyen unsurlardan biridir. Size kedinizin mutlu ya da öfkeli olduğunu söylerler. Hem bir işitme organıdırlar, hem de dengeyi sağlarlar, ki ikisi de hayvanlar alemi içinde son derece önemli duyulardır. Çoğu kedi sahibi, kedisinin işitme sorunu olduğunu düşünür, çünkü kedisi komut üzerine gelmemekte ya da istenileni yapmamaktadır. Ancak çoğu zaman bu doğru değildir.

Kulak anatomisi

Kulağın anatomisi karmaşıktır, işleyiş biçimi ise şaşırtıcı. İşitme sırasındaki süreç saniyenin milyonda birinde oluşur. İşitmek, temel bir duyudur, ama oluşumu hiç de temel değildir. Dengenin ise refleks olduğu düşünülür. Beyin, aldığı bilgileri işleme koyar ve hiç bir bilinçli düşünme meydana gelmeden tepki gösterir.

Kulak, üç ayrı bölümden oluşur: dış kulak, orta kulak ve iç kulak. Çoğu kedi sahibi dış kulağı tanır. Kafanın yüzeyinden uzanan deri ve kıkırdaktan oluşan kısım "pinna"dır, yani bizim "kulak kepçesi" dediğimiz bölüm. Pinna, sesleri dış kulak kanalına iletir. Kulak kanalı, kulak zarına ya da tympanik dokuya ulaşır. "Kulak zarı", orta kulağın başlangıç noktasıdır. Orta kulak, kemik ile çevrilidir ve sinyalleri iç kulağa iletir. Bu kemiğin içinde, küçük kemikler - ya da "işitme kemikçikleri" denilen - barındıran ve "vestibüler pencere"ye bağlanan bir boşluk bulunur. Vestibüler sistem, dengeden sorumludur. İç kulak, hem işitmeyi, hem de dengeyi sağlayan unsurları oluşturan sinirlerin bitiş noktasıdır. "Kohlea" ve "vestibüler labirentler" adı verilen sıvı dolu odacıklardan aldığı bilgileri beyne iletir. Beyin, bu sinyalleri işleme koyar ve bu şekilde ses ve dengeyi tanıyabilir. Kafa veya beden duruşundaki her tür değişiklik, beyne sinyallerin ulaşmasına neden olur ve bu şekilde bedenin normal pozisyona geri dönebilmesi için adale refleksleri meydana gelir. Volüm, ton ve tizlik bir hayvan kulağının tanıyabildiği ses unsurlarıdır. Bir ses dalgasının genişliği, volüm ile orantılıdır. Ses dalgasının frekansı ise tizliği belirler. Ton ise frekansların kombinasyonuna bağlıdır. Sesi algılayan ana alıcılar, kochlea içindeki "Corti organının" dokusunu kaplayan özel tüylerdir. Bu tüyler stimüle edildiklerinde, beyne ulaşan elektrik titreşimleri yaratırlar. Eğitim ve deneyim ile, beyin farklı seslere farklı anlamlar yüklemeyi öğrenir. Yetişkin bir kediyi şaşırtabilecek bir ses, yavru bir kediyi etkilemeyebilir. Doğumdan sonraki ilk 15-20 günde işitme yeteneği henüz gelişmemiştir.

İşitme yeteneklerinin tespit edilmesi

Bir kedinin işitme yeteneklerini tespit etmek zordur. Kesin olan tek teşhis aracı, ses dürtülerine karşı beyin dalgalarını ölçen elektroensefalograftır. Çoğu veteriner hekim test yöntemlerine başvurur, örneğin hayvanın yüksek bir sese tepkisini görmek gibi. Zamanın çoğunu ev dışında geçiren bir kedi için, işitmek çok önemlidir. İyi işitebilmesi kediyi, onun için tehlike oluşturabilecek araba ya da başka hayvan seslerine karşı uyaracaktır. Sağır kediler ise dışarıya bırakıldıklarında tehlikeye atılmış olurlar. İşitme duyusunun kaybı, kedilerde pek çok farklı nedene bağlı olabilir. Kafa ya da kulak kanalında meydana gelen bir travma, işitme duyusuna zarar verebilir ya da tümüyle sağırlığa yol açabilir. Yaşlanma da işitmeyi etkileyebilir, ama tümüyle sağırlık, yaşlı kedilerde yaygın bir sorun değildir. Kedide sağırlık, kalıtımsal bir anormallik olabilir. Gebelik süresindeki gelişme sorunları, kulak yapılarında yetersiz oluşuma neden olabilir,

Beyaz kedilerde, özellikle mavi gözlü olanlarda, sağırlık riski daha yüksektir. Bu, kochleada pek çok anormalliğe neden olan genetik bozukluklar yüzündendir. Kulak ya da beyin içindeki tümörler işitme yeteneklerini etkileyebilir. Korti organı içindeki tüyleri bozduğu için bazı antibiyotiklerin (streptomisin gibi) fazlasıyla uzun bir süre kullanılması da işitme kaybına yol açabilir. Kulak enfeksiyonları da kulak zarı, orta ya da iç kulakta kalıcı zarar verebilir. İşitme kaybına yol açan kimyasal maddeler arasında en sık görüleni ise, kulak kanalına akıtılan ve böylece kulak zarını yırtan parazit ilaçlarıdır. Amerika'da kediler için işitme cihazları bulunuyor. Eğer kediniz sağır ise onu dış tehlikelerden korumak zorundasınız. Başka hayvanlar ve arabalardan sağır kediler kolay ürker ve benim deneyimlerime göre, daha saldırgan olurlar, herhalde işitme duyularını kaybetmiş olduklarından kendilerini savunma dürtüleri daha güçlü oluyor. Sağır kedilerde iyi birer ev hayvanı olup normal yaşam sürelerini tamamlayabilirler. Eğer kedinizin işitme yeteneği hakkında endişeniz var ise, veteriner hekiminize başvurmalısınız.

Kulak iltihabı

Otıtis externa, kulak kepçesi ile kulak zarı arasındaki bölgede oluşan kulak enfeksiyonunun yani dış kulak kanalının tıbbi adıdır. Otiti's externa'yı doğru bir şekilde tedavi etmek için, kulak kanalındaki kir ve akıntıların dışarıya atılması gerekir. Kulak içi iyice temizlendiğinde veteriner hekim kulak zarını daha iyi görebilir.

Kulak uyuzu

Kedilerde en sık görülen kulak sorunu, kulak uyuzudur. Kulak uyuzları, küçük şişko örümceklere benzeyen minnacık mikroskopik böceklerdir. Kulak ve kulak kanalları içinde yaşayan parazitlerdir. Adi kulak uyuzlarına Otodectes cynotis denilir ve köpek ile kedi arasında bulaşıcıdır, ama insana geçmez.Bulaşıcı olduklarından aynı ev içinde birlikte yaşayan tüm hayvanlar aynı zamanda tedavi edilmelidir. Kulak uyuzu bu kadar sık görülmesine rağmen, çoğu hayvan sahibi tedaviyi kendisi üstlenir ve sorunun neden bir türlü ortadan kalkmadığını anlayamaz. Kulak uyuzunun tipik belirtisi, kulakların kaşınması ve kulak kanalından gelen koyu renkli bir akıntıdır. Kulak uyuzunu doğru teşhis edebilmek için, ya kulak kanalı bir otoskop ile izlenmeli ya da kulak akıntısından alınan bir örnek mikroskop altında incelenmelidir.

Kulak uyuzu genelde genç kedilerde ve evin dışına çıkan kedilerde daha sık görülür. Kedinin kulak uyuzunu kapması için, bu uyuzu taşıyan başka bir hayvan ile doğrudan temas etmesi gerekir. Yetişkin ve ev içinde bir kedinin kulak uyuzu kapma olasılığı son derece düşüktür. Uzun süre tedavi edilmeyen kulak uyuzu enfeksiyonları işitme kaybı ve kulak kanalları içinde polip oluşumlarına yol açabilir. Enfeksiyon doğru tedavi edilmediği takdirde, kulak uyuzları aylar, hatta yıllar boyunca kanallar içinde yaşayabilir. Bazı hayvanlar, kulak uyuzu enfeksiyonları yüzünden o kadar çok kaşınır ki, kaşınma ile derinin yırtılması ile ikincil enfeksiyonlar meydana gelebilir. Kulakların aşırı derecede kaşınması, sallanması veya sürtünmesi sonucunda kulaklar içinde hematomlar, yani kan pıhtıları da oluşabilir. Kulak uyuzu enfeksiyonu için kulak kanalları iyice temizlendikten sonra ilaç tedavisi uygulanır. Veteriner hekiminizin vereceği ilaçların bazıları, uyuzu öldüren etken maddelerin yanı sıra, yangıya karşı kortizon ve ikincil bakteriyel enfeksiyonlara karşı da antibiyotik içerdikleri için çok yararlıdır. Şırınga veya ağız yolu ile verilen ve ivermectin adındaki bir maddeyi içeren ilaçlar da tedavi için etkilidir. Ancak doğru dozda verilmesi çok önemlidir, yoksa zehirlenme gibi başka sorunlar ortaya çıkabilir. Bir ila üç ivermectin tedavisi gerekebilir. İvermectin, çok sayıda kedinin bir arada yaşadığı evlerde, kedilerin hepsini aynı zamanda tedavi etmek çok zor olacağından çok yararlıdır. Aynı zamanda ev dışına çıkan kedilerde de yarar sağlar. Ama ivermectin yalnızca veterinerinizin tavsiyesi ile kullanılmalıdır.

Kulakta mantar enfeksiyonları

Mantar enfeksiyonları, kulak uyuzundan soma en sık görülen sorunlardır. Nemli ve karanlık ortamlar, mantarların üremesine uygun ortam sağlar. Mantar üremesine olanak sağlayan bir diğer unsur, hayvanın kulak akıntısının miktarı ve yapısıdır. Mantar enfeksiyonları sık sık tekrarlayabilir, ama kediler arasında bulaşıcı değildir. Eğer kulaktan verilen ilaçlar enfeksiyona etki edemiyorsa, ağızdan da antifungal ilaçlar verilir. Bakterilerin oluşturduğu enfeksiyonlar da görülür, ama genellikle başka bir sorundan ötürü oluşan ikincil enfeksiyonlardır, örneğin bir polip, tümör ve kedi dövüşlerinin yarattığı yaralar gibi. Kulak içine ve ağızdan verilen antibiyotikler, bakteriyel enfeksiyonları tedavi etmekte kullanılır. Kulak akıntısının rengi ve yapısı, mevcut enfeksiyonun türü hakkında ipucu verebilir, Alınan kulak akıntısı örneğinden kültür almak, kulağı en doğru şekilde tedavi edebilmek için en iyi yoldur. Cilt yapısı da kulakları etkileyebilir. Solunum, temas veya besinden oluşan alerjiler, otitıs externa'ya neden olabilir. Alerjik dermatit. kafa. ense ve kulaklar çevresinde ortaya çıkabilir. Yangılı kulağın yağ hücreleri aşırı miktarda kulak akıntısı yaratabilir. Biriken akıntı kulağı tıkayıp, kediye rahatsızlık verebilir. Mantar enfeksiyonlarının bazı türleri, kabuklanma, tüy kaybı ve pinna'mn kızarmasına yol açabilir.

Dış kulak hastalıkları

Pinna, kedi kulağının dış etkenlere en açık olan bölgesidir. Bu nedenle de travma, kedi dövüşleri ve hatta güneş ışığına karşı hassastır, en sık görülen pinna sorunları yaralar, abseler, hematomlar, donma, güneş yanığı ve tümörlerdir. Derhal tedavi edilmedikleri takdirde, çoğu yara pinnada kalıcı izlere neden olur. Pinna fazladan dokuya sahip olmadığından boşlukları kolay dolduramaz, bu yüzden de estetik dikiş çoğu zaman zordur. Pinna içinde ve çevresinde oluşan abseler de sık görülür. Delinip akıtılmaları, antibiyotik ile tedavi edilip kapatılmaları gerekir. Hematomlar genellikle, pinnadaki bir travmadan sonra oluşur. Delinmeleri, kan pıhtısının alınması ve cilt ile kıkırdağın cerrahi olarak tedavi edilmesi gerekir. Kalıcı bir yara izi bırakmadan bir hematomu gidermek kolay değildir. İklim ve çevresel koşullar da pinnayı etkileyebilir. Aşırı soğuğa maruz kalan kedilerde, kulaklarında donma meydana gelebilir. Tedavi edilmediği takdirde, donma dokuları öldürür. Yoğun ve uzun süreli güneş ışığı da kedi cildinde, beyaz tüylü bölgeler en hassas yerlerdir. Kulak ucu kanseri vakalarının çoğu, sıcak ve güneş ışığının uzun süreyle devam ettiği ülkelerde görülür. Güneş yanığı ya da solar dematit'in cilt kanserine dönüşmesini önlemek için, kedi sahipleri açık renkli kedilerine her gün kulak uçları ve burunlarına sudan etkilenmeyen, yüksek koruma faktörlü güneş kremleri sürmelidirler, Kedi sahibinin farkedeceği ilk şey, güneşe maruz kalan bölgede iyileşmeyen bir yara kabuğu olur. Kabuk düşebilir, alttan çıkan doku kızarıktır ve sonra yeni bir kabuk oluşur. Kuşku duyduğunuz an veterinerinize danışın. Kulaklar, cilt kanserinde başarıyla tedavi edilebilen bölgelerdir. Squamus cell carcinoma adı verilen en yaygın türü, pinna'mn ampüte edilmesi (kesilip alınması) ile tedavi edilir.

Yaprak veya pisi pisi otları gibi yabancı maddeler de kulak kanalına girebilir. Verdikleri rahatsılığı gidermenin tek yolu, bu yabancı maddeyi çıkartıp almaktır. Kulak kanalındaki maddeleri güvenli bir şekilde alabilmek için, kedinin sakinleştirilmesi gerekir. İyi huylu polipler ve tümörler de kulak kanalı içinde görülebilir. Bir otoskop muavenesi ile teşhis konulur. Kesin teşhis ve ona göre uygun tedavi için alınmaları ve biyopsi yapılması gerekir. Tümör ve poliplerin alınması kulak kanalının şeklinin değiştirilmesini ve orta kulaktaki kemiksi boşluk olan tympanik bulla'nın açılmasını gerektirebilir.

Kedilerin kulak zarı, bir travma, yabancı madde (pamuklu çubuk dahil) enfeksiyon ve polip alınması sonucunda delinebilir. Bu normalde ciddi bir sorun değildir. Kulak zarının delinmiş olduğundan kuşku ediliyorsa, kulak içine ilaç uygulanmamalıdır. Orta kulak iltihabına karşı korumak veya bunu tedavi etmek için 10 gün süre ile antibiyotik verilir. Orta kulağı etkileyen hastalıklar, travmalar, bakteriyel enfeksiyonlar, polipler ve tümörlerdir. Bunlar yine dış kulaktaki hastalıklar gibi tedavi edilir. Orta kulakta tümörler ender görülür ve dıştaki tümörlere göre daha yavaş büyürler. Son olarak iç kulağa ve onu etkileyen hastalıklara geldik. Otitis interna bazen orta kulak iltihabının devamı olarak gelişir. Klinik belirtileri kafayı hasta kulak aşağıya gelecek şekilde tutmak, dönmek, denge kaybı, kusma ve duyarsızlıktır. Ototoksik ilaçlar veya bakteriyel toksinler iç kulak iltihabına yol açabilir. Hastalığın yapmış olduğu tahribat hafif ise, kulak tamamen iyileşebilir, daha ağır bir iltihaplanmada iyileşme kısmi olabilir veya tümüyle işitme ve denge kaybına neden olabilir. Hem orta, hem de iç kulak iltihaplanmalarında uzun süreli antibiyotik ve antiinflamatuvar ilaçlar kullanılır. Denge kaybı da görülüyorsa, iyileşme yavaş oluşur. Kulak içine ilaç uygulandığında, kulak zarının yırtılmamış ya zedelenmemiş olması çok önemlidir. Aksi takdirde, kulağın derin kısımlarında tedavisi olanaksız başka hastalık veya zararlara neden olabilir. Kedinin kulağı yalnızca kedinize kişilik kazandıran sevimli bir uzvu değildir. Tanıma için beyne ses dalgalarını ileten karmaşık bir yapıdır. Denge sisteminin de en önemli parçalarından biridir.

Kulak kepçesinin uç kısmından kulak içinin en derin noktalarına kadar hastalık ve zararlara açıktır. Ne var ki, en sık görülen sorunlar tedavi edilebilirler. Kedinizin bir kulak sorunu olduğunu anlamak ve bunu doğru biçimde tedavi etmek, iyi bir sonuç alabilmek için çok önemlidir. Kedinizin kulağını, veteriner yardımı olmaksızın kendiniz tedavi etmemeye kalkmamanız daha doğru bir davranış olur. Zira kulağım pamuklu çubuklarla temizlemeden ya da içine ilaç damlatmadan önce kedinizin kulak zarının ne durumda olduğunu bilmeniz gerekir. Uzun bir süre boyunca iyileşmeyen bir kabuğun veya tahriş olmuş bir bölgenin önemsiz olduğunu sanmayın, cilt kanseri olabilir. Denge sorunları, beyindeki sorunlar yüzünden meydana gelebilir, ama denge konusunda kulaklar çok önemli rol oynarlar. Eğer kedinizde işitme kaybından kuşkulanıyorsanız, onu evin içinde ve tehlikelerden uzak tutun, çünkü bazı tehlike sinyallerini duyamayabilir. Görünüşlerindeki farklılıklara rağmen, kedinizin kulağı işitmesine, dengesini korumasına ve kendisini savunmasına yardım eder.

Çalışma Saatlerimiz

Pazartesi - Cumartesi: 10:00 - 20:00

Pazar: 12:00 - 17:00